TAKININ TARİHİ (1)

DOĞU AKDENİZ TOPLUMLARINDA TAKI

 

Doğu Akdeniz ülkelerinin 7.yüzyılın ortalarında Müslüman kuvvetlerce alınmasından sonra,yerel takı ve süsleme adetleri olduğu gibi kaldı.Küpe,kolye,bilezik ve yüzük en sevilen takı çeşitleriydi.Narlıkuyu(Korikos)da yapılan kazılarda 4.yüzyıldan kalma küçük bir hamam kalıntısının yer mozağinde,küpeli,bilezikli ve kolyeli üç kadın figürü görülür.

 

Büyük şehirlerde bulunan kuyumcuların en büyük işi,gelin takıları hazırlamaktı.Gelin takılarının ihtişamı,ailelerin prestijini belirlerdi.Filistin in Taberi ye şehrinde arkeologlar  1033 yılında yaşanan bir deprem sırasında göçen bir binanın enkazında  bir takı seti buldular.Kilden yapılmış bir çanağın içinde bulunan hazinede çoğu küpe olan sekiz altın takı vardı.Bu set o dönem için hatırı sayılır bir servet demekti.

Kahire 11.yüzyılda altın ve takı yapımının merkezlerinden biriydi.Diğer merkezler Bağdat ve İstanbul(Konstantinopolis) ile rekabet halindeydi.

 

Ortaçağdan kalma evlilik belgelerinin gösterdiğine göre,çoğu kuyumcunun esas gelir kaynağı gelin takılarının üretiminden  gelmekteydi.Bu takılar maddi yönden güçlü çevreler için bir prestij göstergesiydi ve burada masraftan kaçınılmıyordu.Çeyiz listelerinin bir çift küpe ve bir iki yüzük ten oluştuğu görülürdü.Varlıklı ailelerde ise bunlara ek olarak kolye,bilezik,halhal,şahmeran ve alın takıları bulunurdu.Kol ve ayağa takılan takılar çok önemliydi.Genllikle ağır olarak üretilen bu takılar,zor durumlar için gelinin güvencesiydi.

Anasayfa

Kaynak:P Dünyası dergisi Yıl:2007,Sayı:43

Leave a reply